Anasayfa

Figürlü ObjeDünyanın bir çok bölgesinde yerleşik yaşama dair belirgin izlerin saptanmadığı dönemlerde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Akeramik Neolitik dönem yerleşiklerinin uygarlaşma yönünde önemli aşamalar kaydettikleri gözlenmektedir. Bunun en iyi algılandığı yöre ise Dicle, Fırat ve bunları besleyen akarsu boylarıdır. Yaşamın içinde anlık gereksinim tatminlerinden kurtulan, günlük kaygının ötesinde yarın endişesine kapılan insanların yaratımları, günümüzde ulaşılan çağdaş uygarlığında temellerini oluşturmaktadır. Bu oluşumun Anadolu genelinde algılandığı en erken yerleşimler Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaşmaktadır. Bölgede varlığıyla dikkati çeken Körtik Tepe ise, dönem yerleşiklerinin günümüzde bile hayranlık uyandıran kültürel birikimlerinin en iyi temsil edildiği bir merkezdir. Körtik Tepe, doğanın insanlığa sunduğu olanaklarla yetinmeyip, değişik arayışlara geçişin ve bu bağlamda varılan sonuçların canlı tanıklığını yapmaktadır.

Bulguları ve bilimsel sonuçlarıyla Yakın Doğu dünyasının Akeramik Neolitik dönemine önemli yaklaşımlar sunan Körtik Tepe, besin kaynaklarının yönlendiriciliğinde sürekli göçer yaşayan toplulukların aksine, yerleşik düzene geçmiş, besin üretim teknolojileri geliştirmiş toplulukların yaşadığı bir merkez olarak kronolojik açıdan erkende yer alır. Mimari yapılanma, gömü tarzı, gömü armağanları ve ölülere uygulanan geleneksel yöntemler gibi yerleşimin karakterini belirleyen arkeolojik bulguların sağladığı veriler ve bunları destekleyen analizler, Körtik Tepe’nin, çağdaşlarına göre, daha gelişkin bir kültürün temsilcisi olduğunu ortaya koymuştur. Konutların mimari dokularında belirgin bir değişim ve gelişimden söz etmek olası değildir; ancak, özellikle mezarlarda saptanan bulgular, zamana yayılan bir kültürel gelişime işaret ettikleri gibi, sosyo-kültürel yapıyı algılama olanağı sunmaktadırlar. Höyüğün, döneme özgü yerleşimleri karakterize eden yuvarlak planlı konutları yanı sıra, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Hallan Çemi, Demirköy, Göbekli Tepe ve Çayönü gibi bilinen yerleşimleriyle maddi kültür değerlerinde algılanan ilişkileri, başta bezemeli ve bezemesiz işlenmiş taş kaplar olmak üzere, sürtmetaş ve yontmataş eserlerinde de kavranabilmektedir. Figürlü taş ve kemik plakalar gibi bazı özel bulgularda baş gösteren farklılıklar ise, Körtik Tepe’yi kültürel birikim açısından ayrı bir konuma yerleştirmektedir. Höyükte olası daha erken bir yerleşime işaret eden döneme özgü yontmataş aletlerin yaklaşık bütün örneklerine tanık olunması ile beraber, bölgede yokluğu bilinen obsidyenin kullanımı ve büyük olasılıkla bunun Doğu Anadolu’dan temini, uzak mesafeli ticaretin varlığına işaret etmektedir

Güneydoğu Anadolu Bölgesi kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında saptanan ve 2000 yılından bu yana Diyarbakır Müzesi Başkanlığında, Prof. Dr. Vecihi ÖZKAYA’nın Bilimsel Danışmanlığında yürütülen kazılarla bilimsel ilginin odağına yerleşen Körtik Tepe, Amanos ve Güney Toroslar’dan Suriye’ye açılan bozkırlardan oluşan doğal dokusuyla “Bereketli Hilal’in” kuzey uzantısı durumundaki Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Diyarbakır’ın doğusunda, Bismil ilçesine bağlı Ağıl Köyü mezrası Pınarbaşı mevkiinde, Dicle ile Batman Çayı’nın birleşim noktasının batısındaki konumuyla, üzerinde Batman ilinin de bulunduğu görece çıplak bir arazi üzerinde yer alır. Höyük, arazi derinliklerinden ve dağ eteklerinden doğan kaynaklarla beslenen Batman Çayı ile hayat bulan bir alanda, yerleşim için öncelikli doğal koşullara sahip olan arazide konumlanmıştır. Yaklaşık olarak 60 km kuzeyindeki Hallan Çemi ile 20 km. kuzeyindeki Demirköy gibi iki önemli tarih öncesi merkezin Batman havzasındaki varlığı da, arazinin yerleşimde öncelikli tercih edildiğinin bir başka kanıtı olarak ortaya çıkmaktadır.

Açmalar Genel Görünüm